-
ama tasvirle kafanda bilader yazacak yer çok. sorular sor sonra kendine sonra onları tekrar cevapla çünkü cevapları yaşadık biz. elimizde bir hayat var. yoksa bile yaşarız bi gün yani asdjasdja
-
ama o kadar iyi ki sosyal şartlanmalarımız felan var ki öyle bi sistem çalışıyor ki zaten başlıkla beraber seneler içerisinde neyin ne olduğunu çözebiliyoz. ona göre uygulayabiliyoz yani ekstra bi hareket yapmaya gerek kalmıyor
- şu kancık olaylarından bahsetmiyorum. ne olduğunu bende anlayamadım. aklımı zor kurtardım, ama iyiyim.-
-
toplumun her beklentisi/isteği sana bir yükmüdür mesela. Tamam kendi istediklerini yaşarsın ama kendi potansiyelin kaplayacağın yer kadar yaşarsın.
başkalarının özgürlüğüne kilit vurmadan yani. bahsettiğin şekilde yaşayabilmen imkansız olur, komple sıyırıcan kendini toplumu siktir edicen?
yok öyle birşey kanka. ama her olayı elinde silah olarak kullanabilecek beceriyi edinebilirsin mesela, toplumdaki iyi şeyleri alıp kötü şeyleri siktir edicek kadar şey okudun, nabza göre şerbeti, duyguların suistimal edilişini filan.
Hep soyut olmak zorunda mıdır? mesela herşey alfaya doğru arınmaksa arındığını farzet tekrar bozulursun,
alfan sanırım kümesteki olman gereken şey, kendin. Yani varsa bi brathırhuudda kendin olursun, personayı takmazsın, ama dışarıda değişik profiller çizersin tabi çünkü kötü yönleri mevcuttur dışarının. düzensiz bir yazı oldu ama söylemediklerimden de söylediklerimi çıkarabilirsin
-
Anlatmak istediğim şey bu değildi.
Toplum ve sistem ideal bir persona veriyor bize ve biz o olmak için ölene kadar kürek çekiyoruz, ıkınıyoruz.
Çocukluktan beri buna şartlandık ve istemsizce idealize edilen kişiliği inşa etmeye çabalıyoruz.
Başlıkta bize bir persona verdi toplum ve sistemin verdiğinden farklı olarak başlıktaki bu idealize kişilik özümüz yani en saf halimizdi.
Fakat toplumda, başlıkta bir ''vaat'' ile başladı. Bunlar; kadınlar, zenginlik kısaca bütün dünyalıklardı.
Bizi ilk etapta buraya çeken ve peşinden koşturan gerçek buydu.
Şimdi şöyle düşün asıl hedefin gerçekten ne? dünyalıklar mı? Yoksa o işlenmemiş saf mükemmel benliğin mi?
Gelişim dediğin şey bu ilüzyonlara giden yolda başardığın-inşa ettiğin yeni karakterin mi?
Yoksa alfan saf işlenmemiş özüne doğru attığın adımlar mı?
Alfa olduğunda bu dünyalıklar umrunda olmayacak diye defalarca ustanın yazıları oldu.
Peki neden olmayacak?
Çünkü değersiz, boş olduğunu bileceksin özünde bir kıymeti yok bunların.
Özün-saf işlenmemiş benliğin zaten mükemmel doğası gereği öyle mükemmel olan bir şey gelişir mi?
Toplumun işlediklerini, nefsinin hastalıklarını aşıp aklı geliştirdiğinde açılacak güçler bunlar.
o yüzden buna gelişim demektense öze dönmek hastalıklardan arınmak demeyi daha doğru buluyorum çünkü zaten içinde sende mevcut olan bir cevher bu.
Sen umursamaz olmak istiyorsun ne için?
Sen rahat, espirili, insanları her lafında ve hareketinde etkileyen birisi olmak istiyorsun ne için?
Özünde ne yatıyor bu isteklerinin?
Herkes yoksun olduğu ve kendinde olmayanı ister hayatının merkezine de bunu alır.
-
Gerçi geliştikçe vizyonunla görebileceğin yeni yerler de genişliyor. "Şimdi benim için şu seviye yeterli, şu olmalıyım" diyorsun. hiçbir zaman huzur bulamıyorsun. Ya "huzur" tanımım yanlış ya da hiçbir zaman huzurlu olamayacağız
-
@8 gerçekten yetersizsen yapabileceğin en iyi şey yetersiz olduğunu kabul etmek değil mi aga? ben yeterliyim mesajı vererek yeterli olmuyorsun sonuçta. Gerçekten "yeterli" seviyesine gelerek oluyorsun. Ayrıca bu aralar mutluluğun gelişimin önündeki en büyük engel olduğunu düşünmeye başladım. Hangi konuda mutlu olup rahatlarsam o konudaki gelişimim duruyor. açlık ve huzursuzluk duyduğun konuyu geliştiriyorsun. işte konu bu olunca da hiçbir zaman huzurlu olamayacak mıyım aq sorusu geliyor
-
Kur'an oku karsim tek çare tüm dertlere deva
-
Belkide yeterlisindir, üstüne koymaya devam etmelisindir.
-
Sen yetersizsen, kime göre yetersizsin? Neye göre yetersizsin?
Daha iyi olmaya çalışmak değilde bir iki konuya hakim olabilmek için tabi çalışırsın, ve bu sana sen yetersizsin mesajı felan vermez. Hakim olmadığını düşünüyosan daha çok hakim ol reisim. Şurada kullanılan basitlik ve sıradanlık toplum tabiridir. Ama basit ve sıradan insanlar olduğumuzu düşünmüyorum amk. Mutluluk çare değildir xde. Bak işte toplumun o kesimi diye adlandırdığın kısımla benzerliğin burda başlar " ne farkımız var?"
Ulan ötekileştirme kendini, yaptıkların seni öteki göstersin, kel yağlı göbekli göstersin. Toplum tabirlerini siktir et der başlık. Onlardan birisi ol veya onları yargıla demez ama
-
Sürekli daha iyi olmak için çabalamak dolaylı olarak kendine ben yetersizim mesajı vermek değil midir?
Her şeyi siktir edip toplumun deyimiyle 'basit-sıradan' olmakla yüzleşmek hiçbir beklentinin olmaması seni mutlu edecektir.
Bir hiç olmayı göze almalıyız aksi takdirde ne farkımız var?