• bugün (2)
  1. Anlatmak istediğim şey bu değildi.
    Toplum ve sistem ideal bir persona veriyor bize ve biz o olmak için ölene kadar kürek çekiyoruz, ıkınıyoruz.
    Çocukluktan beri buna şartlandık ve istemsizce idealize edilen kişiliği inşa etmeye çabalıyoruz.
    Başlıkta bize bir persona verdi toplum ve sistemin verdiğinden farklı olarak başlıktaki bu idealize kişilik özümüz yani en saf halimizdi.
    Fakat toplumda, başlıkta bir ''vaat'' ile başladı. Bunlar; kadınlar, zenginlik kısaca bütün dünyalıklardı.
    Bizi ilk etapta buraya çeken ve peşinden koşturan gerçek buydu.
    Şimdi şöyle düşün asıl hedefin gerçekten ne? dünyalıklar mı? Yoksa o işlenmemiş saf mükemmel benliğin mi?
    Gelişim dediğin şey bu ilüzyonlara giden yolda başardığın-inşa ettiğin yeni karakterin mi?
    Yoksa alfan saf işlenmemiş özüne doğru attığın adımlar mı?
    Alfa olduğunda bu dünyalıklar umrunda olmayacak diye defalarca ustanın yazıları oldu.
    Peki neden olmayacak?
    Çünkü değersiz, boş olduğunu bileceksin özünde bir kıymeti yok bunların.
    Özün-saf işlenmemiş benliğin zaten mükemmel doğası gereği öyle mükemmel olan bir şey gelişir mi?
    Toplumun işlediklerini, nefsinin hastalıklarını aşıp aklı geliştirdiğinde açılacak güçler bunlar.
    o yüzden buna gelişim demektense öze dönmek hastalıklardan arınmak demeyi daha doğru buluyorum çünkü zaten içinde sende mevcut olan bir cevher bu.
    Sen umursamaz olmak istiyorsun ne için?
    Sen rahat, espirili, insanları her lafında ve hareketinde etkileyen birisi olmak istiyorsun ne için?
    Özünde ne yatıyor bu isteklerinin?
    Herkes yoksun olduğu ve kendinde olmayanı ister hayatının merkezine de bunu alır.
   tümünü göster