-
11 - “Hayatım işte böyle güzelleşmeye başladı.”
“Alfamla yüzleşip bütünleştiğim gecenin sabahı, hiçbir çabam olmadığına rağmen iki dişi bana telefon numarasını vermişti.
Ben farkına sonra varacaktım ki, beden dilim-beynimin yaydığı dalgalar-ses tonum, kısacası her şeyim ”ben alfayım ve sen de benim köle kadınımsın” imajı veriyordu dişilerin bilinçaltlarına…
Onlar da dayanamayıp bana geliyorlardı ve ben mıknatıs gibi dişi çekiyordum.
Normal yaşantıma devam ediyordum aslında.
Sadece daha özgüvenli, mutlu ve asla kafasına basit olayları takmayandım kendime göre ; yani alfa oluşum bana bunu kazandırmıştı.
Fakat olay bununla sınırlı değildi.
Tüm mimik-jestlerimin değiştiğini ve doğruya göre alfam tarafından programlandığını anlamam uzun sürmedi.
Yaptığım tek olayda, aldığım her yudum kahvede, ağzıma götürdüğüm her çatalda ”ben alfayım ve sen bana boyun eğeceksin”i aşılıyordum insanlara…
Hayatım işte böyle güzelleşmeye başladı.
Ben bunu asla onları sindirmek için kullanmadım fakat onları çizgileri içinde tutan beni koruyan alfamdı aslında.
Ne kadar müthiş bir his olduğunu hayal dahi edemediniz, değil mi ?
Ben her gece bu hisle sevgilimin yanına yatıp, sabah da onunla yine bu hisle uyanıyorum.
isteyen de bu yeteneği gece başka dişiyle yatıp, sabah başka dişiyle kalkmak için kullanabilir ; ben de yaptım, zevkli oluyor.”
-
2 - “Sizi alfa kılan ve hiçbir dişinin reddedememesini sağlayan davranışlarınızdır.”
“Sizi alfa kılan ve hiçbir dişinin reddedememesini sağlayan davranışlarınızdır.
Biz de egonuzu tamir edip, kendine güveninizi oturtacağız.
Dişilerin ”kezbanlaşma” aşamalarını yazacağım sizlere, farkı çok daha iyi göreceksiniz ; zaaflarını göreceksiniz.
Düşmanı tanıyacaksınız ve sahip olduklarınızla kalkanlarını hemen indireceksiniz ; hatta o kendi indirecek.
Sizden tek isteğim burada olduğunuzu belli etmeniz, özümsemeniz, sormanız, yorumlamanız, kısacası alabildiğiniz maksimum olayı alabilmeniz…
Gerekirse yazdıklarımı birkaç kez okuyun fakat sonuna kadar sindirin.
Daha önce söylediğim gibi, bu blog sizin…
Tabuları yıkma, taktik verme, olaylardan bahsetme gibi olaylar sadece sizin tahriğinizle olur.
Misalen ben bu olayı rafa kaldırmışken mail atan üç arkadaşım ve gelen bir mesaj beni tekrar yazmaya ve rehberlik etmeye itti.
Her şey sizin elinizde…
Hayatınızın değişmesi de, dişiler tarafından aldatılmak da…
Benim cidden umrumda değil ; ben yaşantıma devam ederim.
Bugünlük benden bu kadar…
Yapmam gerekenler var ve sizin de özümsemeniz gereken yazılar var.
O halde birbirimizi tutmayalım…
Ben arada sırada müsait oldukça, zaman buldukça yoklayacağım buraları.”
-
13 - “Ben, şartelleri indirip düğmeye basarım ve bunu durdurmak imkansızdır.”
“Öncelikle bazı soru işaretlerini gidereyim.
Popülerlik gibi bir amacım yok, sosyal medyada popülerlik de ihtiyacım olan son şey bile değil…
Yarıda bırakıp gitmem konusunda da birçok mesaj aldım…
Sebep ?
Yani yarıda bırakıp gidince taşaklarım kapıya mı sığmayacak ?
Bu olay zaten bir süreç.
Daha siksen durduramazsın…
Ben şuan bıraksam, sen yine yıllar sonra alfa olursun ; ben sadece tetiklediğim süreci hızlandırıyorum, fazlasını yaptığımı asla söylemedim.
Ben şuan seninle konuşurken bile seni değiştiriyorum.
Diyelim ki yarıda bıraktım…
Senin gelişimin bununla durmaz.
Ben, şartelleri indirip düğmeye basarım ve bunu durdurmak imkansızdır.
Ben olayım ya da olmayayım, belirli bir seviyeden sonra zaten kendin bile durduramayacaksın mükemmel oluşumunu…
içinde bir alfa var ve biz sadece onu uyandırıyoruz ; ben asla fazlasını yaptığımı iddia etmedim.
Yarıda bırakmayacağımı da biliyorsun…
Fakat bir bahaneye ihtiyacın var.
Kaçmak ve kurtulmak adına bir bahane lazım sana…
Çünkü alfalıktan korkuyorsun ; çünkü törpülenen yeteneklerinin ilgini çekmediğini sanıyorsun, çünkü çevren gerçekten başarılı olmuş senin müthiş gelişimini durdurma konusunda…
Eğer bahane arıyorsan -ki arıyorsun-, ”evet yarıda bırakacağım zaaaaa” dediğimi varsay.
Benim yaptığım şu işte en önemli unsur okuyucudur.
Yani okuyan soracak, yargılamadan özümseyecek, defalarca okuyacak, görüşlerini belirtecek, eklemeler yapacak…
Öküz-tren ilişkisi olursa tat almayız ; öncelikle bir alfa ortamı domine etmelidir.
Bazen size alfa kişilikle mükemmel kullanılabilecek taktikler vereceğim ; isteyen dışarı çıkıp farkı görecek.
Yani burada çakma ”kız tavlama taktikleri” yok…
Ben size hayatı yaşamayı öğreteceğim, dişiler devamında önünüze serilecek.
Hani bazı dişiler güzel değil ama çekicidir.
Onlar da dişiliği iyi kullanırlar misalen…
Lan zaten güzel-yakışıklı kavramı sadece ünlülere göre belirleniyor artık.
Belki de ünlüler yahut geçmiş toplumdaki alfalar farklı tipte olsaydı, şuan tipsiz olarak nitelendirilen adamlar yakışıklılığın geldiği son nokta, hatta 100 metre ilerisi, caminin hemen karşısı olacaktı…
Ayrıca olayların farkına daha iyi varmak isteyen varsa, sırayla gördüğü her kızla şuan normal muhabbet edip telefon numarasını alsın.
Olaylara yeni başladığımız için yüzde düşük olacaktır…
Fakat ben ilerledikçe, sizler de ilerleyeceksiniz ve bu oranı %100′e çekeceğiz.
Abartısız konuşuyorum, %100…
Korkunç bir başarı oranı…
Fakat doğal bir seleksiyon…
Basit ve yılışık betalardansa, kendinden emin ve özgüvenli alfalar her dişiyi cezbeder.
Olayı dişilerin bakış açısından da inceleyeceğiz.
Dişilerin erkeklerden nefret etme sebepleri, büyüme çağlarındaki farklılıklar, onları nasıl aşabileceğiniz, kendimden verdiğim örnekler…
Bunlar sizi değiştirecek ve zincirlerinizi kıracak.
Dişilerin gerçek yüzlerini gördüğünüzde ise boş yere kendinizi siktiğinizi, yatak dışında bir işe yaramayan basit varlıklar olduklarını anlayacaksınız.
Yalnız yatakta cidden iyilerdir ; sadece alfa olarak içlerindeki şehvetli dişiyi çıkarmanız gerekli…
Gözünüzde büyütmeyin, her şey kendiliğinden olacak.”
tümünü göster
-
14 - ”insanlara kendinizden, yaptıklarınızdan, siktiğiniz/tavladığınız kızlardan bahsetmeyin.”
“Kısa bir belirtme yapmak istiyorum…
Sosyal bir tavsiye olarak da alabilirsiniz amk ; keyfinize kalmış.
”insanlara kendinizden, yaptıklarınızdan, siktiğiniz/tavladığınız kızlardan bahsetmeyin.”
Çünkü insanın özü bencildir ve başkalarından bahsedilmesini sevmez ; özellikle kendi kendinden konuşuyorsan bu onun için dayanılmazdır.
Yaptığın olaylar onu neden alakadar etsin ki ? Seni yahut yaptıklarını zerre kadar siklemediğini bil…
Kız konusunu hiç açma amk… Büyük ihtimalle inanmaz ; sen de suçu kendinde ararsın.
Bu nedenle biz cool ve ciddi olmayı seçiyoruz.
yannan kafalı olalım demiyorum ; yeri geldiğinde siklemez olalım, gizemli olalım ve bir bilgi vermekten ziyade insanların çıkarımlarda bulunup bizim için çırpınmasını sağlayalım.
Espri yahut şebeklik yapıp insanları güldürmeye çalışmayalım çünkü esprinin kralını dahi yapsan insanların gözündeki ”apollon” tavrın gider yarraam ve binodöpodlar bunu hiç belli etmezler amk…
Espri yapan değil ; uğruna espri yapılan ve ortamın ipini göğüslemiş adam olalım.
Boş konuşup laf kalabalığı yapmayalım ; öz konuşalım ki, insanlar konuştuklarımıza saygı duysun.
Hafif küstahlık ve kendini beğenmişlik iyidir ; tavır olarak hissettirmen gerekli ve nasıl hissettireceğini sen bulmalısın, dozunu kaçırma…
Seninle konuşanlara tebessüm et ve samimi ol ; güvenilir ol…
Bunu yapan dangozlar var biliyorum fakat asla bir olayı canlandırmayın yahut taklit yapmayın ; samimi bir ortamda anlatacaksanız dahi bırakın da insanlar o sahneyi kendileri çözsünler…
Herkesle şakalaş, taşak yap felan fakat asla espri yahut taklit yapıp meddah moduna girme; statün eksilere iner…
Asla ama asla, kendi olaylarından başkalarına bahsetme ; onlar çok anlatmanı üstelerse de kaçamak cevaplar ver ve emin ol ki peşinden sürüklenecek…
Olaylara kaliteli ve farklı yorumlar yap, bu şekilde dikkat çek ; insanların seni merak etmesine yol açabilecek en basit taktik budur…
Sürekli olarak kendi yolunu çiz ; dobra ol ve dikkatini çekmek istediğin insanı sikleme…
Bunların hepsini tecrübe ettim amk ; hepsini bir bir denedim insanlar üzerinde…
Zamanınız yahut gerekli psikolojik deneyiminiz var ise, ayrıca oluşabilecek kötü izlenimleri yok etmenin yollarını biliyorsanız siz de deneyebilirsiniz.
Bunlar, iletişimdeki vazgeçilmez unsurlar olmakla birlikte ; sizi çoğu dişiye göre ”alfa erkek” konumuna oturtacaktır…”
tümünü göster
-
15 - “NLP olmadan insanları istediğiniz gibi yapmanız imkansız…”
“dıbına çakim, NLP olmadan insanları istediğiniz gibi yapmanız imkansız…
Yani sevgi, saygı felan insanları istediğiniz gibi birisi yapmaz ; korku da bir nlp yoludur, karışmasın.
Nlp bilmeyen sizler için basit bir iletişim taktiği olsun bu…
Olaya giriş yapalım:
Kimi insanlar sizinle paylaşım yapmayı sever ; bu tip insanlara iyi bir dinleyici olun.
Kimileri, sizin paylaşımınızı ister ; işi sulandırmadan onlara gerekli gördüklerinizi anlatın.
Kimileri, sadece taşak geçmenize ve yaptığınız güzel esprilere güler, bunları dinler ; ciddi bir paylaşım onlarda ters teper.
Kimileri, ciddi bir paylaşım ister ; yapmaya çalıştığınız espriler onlarda ters teper.
Kimileri, ortak bir paylaşım alanı oluşturur ; hem kendileri bir şeyler anlatır, hem de sizi dinler…
Favorim olan tipe geldik… Açıklıyorum:
Bu özel tip, sizin üstünlüğünüzü çoktan kabullenmiştir ; size büyük bir saygısı vardır…
Konuşkandır, yeri geldiğinde sizi müthiş bir şekilde dinler, istediğiniz kadar sıçıp sıvasanız dahi bu adam size destek olmak için güzel tepkiler verir.
Siz de ona saygı gösterirseniz, bokunu çıkarmadan onunla geyik yaparsanız, konuşkan olduğunda dinlerseniz, suskun olduğunda konuşursanız ve yerine göre yorumlar yaparsanız; siz de onun yanında olursanız, bu adam idealdir.
Fakat bir süre sonra istemsiz şımarmaya başlar ; çocuklar gibi şımarır.
Bunun önüne geçmek için ise, bazen ne kadar çok saçmaladığını söyleyebilirsiniz yahut hitabet yeteneğiniz yükcikse onu %99 haklı olduğu herhangi bir konuda haksız olduğuna inandırabilirsiniz ; bunlarla birlikte aranıza sürekli olarak bir mesafe bırakmalısınız ve özel anılarınızı çok ısrar etse dahi anlatmamalısınız, sikinizin keyfine göre takılın.
Not: insanlarla aranızda daima garip bir mesafe olsun ve daima ona sorduğu sorunun tam cevabını vermeyin ; sizi merak edip soru sormasını sağlayın ve hafif gizemli olun.
Dipnot: Şuan size, belki 400 sayfa sürecek bir iletişim kitabını özet geçtim ; çok yüzeysel olduğunu düşünebilirsiniz, haklısınız da…
Fakat, eğer bu metinden alacağını aldıysan çıkarım yapmak senin için zor değil.
Halen çıkarım yapamıyorsan, özümseyene kadar okumanı tavsiye ederim.”
-
16 - “Neden dişilerin bu kadar müthiş bir hale geldiğini hiç düşündün mü ?”
“Peki, neden dişilerin bu kadar müthiş bir hale geldiğini hiç düşündün mü ?
Erkek yetiştirilmesinden, erkeklerin yeteneklerini kullanıp kullanmamalarına kadar aşırı derecede etkililer ; hem de hayatın her aşamasında…
Ntv Spor’da birkaç saat önce olan röportajda bile barizdi bu…
Nasıl bu kadar çok gelişiyorlar ?
Erkeklere olan nefret ve düşmanlık eğilimleri onları güçlü ve umursamaz kılıyor.
Harika bir şekilde rol kesme yeteneklerini kullanıyorlar.
Kendilerine güvenleri olmamasına rağmen masallarla felan nesillerdir erkek nesle ”dişilerin bulunmaz” olduğu olgusunu kazıyorlar.
Tamam da neden ?
Çünkü dişiler, erkek egemenliği istemiyorlar ; köle erkekler istiyorlar.
Törpülemeden, doğrudan onlara yavşaklık ve yalakalık yapacak aciz betalardan istiyorlar.
Haksız da sayılmazlar…
Hayat, insanların birbirini sikme oyunudur.
Dişiler sizi sevmiyor.
Güçlüsünüz ve müthiş bir potansiyeliniz var…
O kevaşeler doğdukları gibiler, asla gelişemez ; üstüne üstlük köpek gibi kaybederler zekalarını.
Bilinçaltı ve genlerden gelen erkek nefretinin teyid edilmesi ise çocukluk ve ciks travmalarıyla olur.
Çocukluktaki erkekler tarafından ezilmek, onu nefret etmeye iter.
Müthiş bir ağ örerler ve kodumunun kız tavlama taktikleriyle hallolacak kadar basit olaylar değildir bunlar.
Dişilerin sizden nefret ettiğini size açıklamak adına, büyüme evrelerini inceleyeceğiz.”
-
17 - “Onlar için bir alfa, felaket demektir.”
Aydınlanmamı yaşadıktan birkaç gün sonra, dişilerin tüm testlerini savuşturuyordum.
Dalga geçip, alfa olduğumu gösteriyordum onlara…
”Sana bi haller oldu canıms .s.s” diyen dişiye bana biraz önce yapılan testleri ve benim ne şekilde taktikler izlediğimi anlattım.
Dişinin söylemleri basitti : ”Kim söyledi sana bunları ?” ”Madem kimse anlatmadı nasıl bizi bu kadar iyi tanıyorsun?”
Aralarında bazı sırlar vardır ve bunlardan biri de erkeklerin hayatını sikmektir.
Onları tanıdığınızda ve kendilerinin dahi bilmediği zaaflarını bilirseniz, hepsiyle yatabilirsiniz.
Ayrıca dişiler gerçekten haindir.
Duygu sömürüsü ve timsah gözyaşı kullanarak sizi tekrar betaya çekmeye çalışacaklardır ; bu da çalışmazsa 100 gr et atacaklardır önünüze…
Onlar için bir alfa, felaket demektir.
Şimdi ”dişiler aciz, aşağılık, bencil” dedik ; fakat bu onları hafife almanız gerektiği anldıbına gelmez…
Hayattaki en çetrefilli düşmanlardandır dişi.
Kendisine güveni olmasa da, karşıdakinin de özgüvenli gözükme çabasını ve aslında ne olduğunu hızlıca okuyabilir.
Analiz etme ve rol yapma yetenekleri en üst seviyedeki bir erkekten katlarca kez üstündür.
Bunu bilmeniz dahi size farkındalık ve başa çıkma yetisi kazandıracaktır.
Çünkü yaptıkları her şey roldür…
Evet, yaptıkları her şey…
Hiçbir dişi gerçek karakterini ve arzularını dışarı vurmaz.
Çünkü bu kaltaklar huur damgası yemekten am gramı başına 167 oktav korkarlar.
Kimi dişinin ”ütopya”sı olup onu toplumsal baskıdan uzaklaştırmanız gerekir, kimisine ise sizin baskı yapmanız gerekir.
Ben size bu taktikleri anlatıp ezberlettirmek yerine, bilinçaltınıza anlatıp süreklileştiriyorum ; anlayın artık dıbına kodumun zapatoçnileri…
-
18 - “Erkekler çok eşlidir.”
“Ben yoğun bir insanım…
Yoğunluktan bulduğum sürede de zevk olsun diye gidip dişi tavlardım ; zaten kendim olmak dışında yaptığım bir şey yoktu bana tav olmaları için…
Şimdi ise cidden son derece güzel, gerçekten mükemmel bir fizik ve huya sahip olan bir dişiyle birlikteliğim var ; ben ayrılmadığım sürece de bitmeyecek.
Fakat asıl olay şu ki: Erkekler çok eşlidir.
”Nasıl yani hıammmmına gooyum?” deme, okumaya devam et.
Evet, evlenen baban yanlış yaptı ve hayatı sikiliyor ; şuan sadece kendini kandırıyor.
Dişi tek eşlidir ve çok eşli erkeği 100 gram etle oynatmaya çalışır.
Garip fakat başarır!
Onu eline alır ve tüm alfalığını törpüler.
Bilerek mi yapar ?
Tabii ki hayır.
Bilinçaltından gelen bir olaydır.
Farkında olmadan yaptığı her hareket alfalığı törpüler ve alfa erkeğin içine zincirlenir.
dıbına çakim, ne kadar boktan bir durum…
Bir düşünsene şu olayı, sonradan erkeğin düştüğü aciz duruma bir bak.
Bu nedenle dişiler tehlikelidir…
Fakat ben dişiler tarafından törpülenmemeniz konusunda da yardımcı olacağım, ilerde…
Dişi seni istediği gibi bükemeyince, önünde eğilecek ; daha ılımlı, saygılı, hoşgörülü olacak sana karşı.
Yani ben yazıyla ancak bu kadar dile getirebiliyorum, nasıl derecede mükemmel bir şey olduğunu bu bloga sahip çıktığınızda zaten tadacaksınız.”
-
19 - “Benim paraya ihtiyacım yok.”
“Benim paraya ihtiyacım yok.
Eğer olsaydı paralı insanlara seminer verirdim ve bir haftada yedi sülaleme yetecek parayı çıkarırdım…
Yahut yapacaklarımı süsleyip kitap yazardım ; yine hayallerinizin almayacağı kadar para kazanırdım.
Gerek yok…
Ben alfa olduğum sürece hayat zaten benim oyun parkım ve içindeki insanlar da kumlar ; ben istediğimde kumlardan kale yapıp, istediğimde o kaleleri yıkabilirim.
Sen de bunu yapacaksın.
dıbına çakim, para her şekilde geliyor.
Paraya asla ihtiyaç duymadım ; fakat duyan insanlara verdiğim gazla milyoner oluşlarını izledim…
Sen kendini kazandıktan ve hedeflerini bulursan, sana ayak bağı olan aciz duygularını aşarsan, para kazanmak sadece her zaman yapabildiğin bir hobi olur.
Not: Ananın mesleğinden bahsetmiyorum.
Ve ben buraya zaman ayırarak size çok büyük bir iyilik yapıyorum.
Kendimi övmediğimi biliyorsunuz, şu kodumunun mecrası pek sikimde değil.
Şuan benim hayatımı yaşayıp, şuraya beş dakika zaman ayıracak bir kişi dahi yoktur aranızda…
Bazı olayların kıymetini bilin ve benim küçücük zamanımı dahi size faydalı olmaya harcamamı suistimal etmeyin.
Bir şeyler öğrenmeye, çıkarmaya çalışın ; tespitler yapın ve onu da diğerleriyle paylaşın.
Bu olay aktif bir olay…
Önceden de söyledim ve tekrar etmek istemiyorum fakat olayın büyük çoğunluğu sizde ; kilit noktası bende…
Burası bir değişimin başladığı yer, ilkokul gezisi değil.
Bu son uyarım…
Artık uyarı yok ; çünkü artık konseptimizi ve ne kadar elit bir grup olduğumuzu anladığınızı düşünüyorum.”
-
20 - “Hiçbir kız %100 bizim olamaz.”
“Hani kızlarda bir tutarsızlık olur ; bazen tavırları değişir…
Ne olduğunu anlamazsın ve bara gidip içmeye başlarken ”bu kadınları anlamak imkansız dersin.”…
Kadınlarda zaten odaklanma problemi vardır…
Yani cikse bile odaklanıp kendilerini adam gibi boşaltmayı bir türlü beceremezler.
Bu nedenle bir ilişkideyken size odaklanamazlar, geçmiş ilişkilerini de ister istemez düşünürler ; düşünmenin en çok olduğu zaman tavırları değişir…
Bu bilgilerden sonra küçük ekleme yapıyorum:
”Bu durumda hiçbir kız %100 bizim olamaz.”
Aynen öyle…
O sizinleyken bile eski sevgilisini düşünür, onunla yaşadıklarını hatırlar…
Sizinle yiyişirken onunla nasıl yiyiştiğini düşünür…
işte bu nedenle sinsidir, onu özlemesine rağmen öyle manyak rol keser ki, size aşık olduğunu sanarsınız…
Erkek milleti bu çağda sürekli olarak kandırılıyor…
Gerek annesi, gerek sevgilisi, gerek dişi arkadaşları tarafından…
Bu dönemde dişiler müthiş bir ittifak halindeler ve siz hala bunu anlayamadınız, bu nedenle dıbınıza çakim…
Dalga geçin, kullanın, iyi zaman geçirin, yapacağınızı yapın ve atın.
Fazlasını haketmiyorlar…
huurların erkekleri törpülemesine, hayallerinden vazgeçirmesine, yeteneklerini köreltmesine izin vermeyeceğim.
Ben bunun için buradayım.”