• bugün (4)
  1. Gerçek hayatta hiç bir alfayla karşılaşmadığın için, hayatında seni siqip atacak kimsen olmaması

    ve senin gibilerin yaşdıbına izin veren öğreti açıklığı sayesinde böyle masallar yazabiliyorsun.

    inanmak zayıfların işidir pampa, dopamin oyunların sana qalsınxdee.

    boş xde.

    gözümlen güldüm.
  2. Neymiş, her şeyi tek seferde kesecekmişiz, acı çekecekmişiz...

    yauw orusbu çocuğu, işin özünde hiç bir aq evladının ekstradan bir şok tedavisine ihtiyacı olmaz.

    Öyleyse rehabilitasyon merkezi de olmadığına göre, olay başkadır.

    Senin o siqilmis öğretinin dıbına astarına bazuka fırlatayım.
  3. Ulan yarram, hayatı bilgisayar oyunu sanıp dopamin reseptörleriyle siqilmis zihnini kurtarabileceğine inanan aq evlatları, yaklaş.

    Senin o "base level dopamin" diye pazarladığın şey, acizliğine bilimsel kılıf uydurmaktan başka bir şey değil topram.

    Zayıflık ve basitlik sizin için nefes almak gibidir. boş xde.
  4. yauw arkadaş, bir cevaba bu kadar mesai harcayan zihniyetin besleneceği enerji marketten sakız almaya gitmez amuna çakim.
  5. @hylotl güzel yazı knk
  6. eline sağlık tylolhot,
    kendimden örnek vererek yazını destekleyim.

    27. yaşımdayım, geçen 26 sene tıpkı bahsettiğin gibi kolay dopamin yoluyla hayatımı sikerek geçti.
    birkaç ay önce bu işin artık böyle gidemeyeceğini tamamen farketmemle ve yaklaşık benden 15 yaş büyük bir hanımefendinin yol göstermesiyle bazı şeylere dur deme kararı aldım.
    gerçekten de bu gibi durumlarda tek seferde kesmek gerekiyor, aksi türlü mümkün değil.
    bunu defalarca kez deneyimlemenin sonucunda nihayet başarılı olmuş ve kendime söz geçirmeyi başarmış durumdayım.
    özellikle ilk 1 ay inanılmaz sıkıntılı geçiyor,
    normalde sinirlenmeyeceğin şeylere sinirlenmek, huzursuzluk, sabırsızlık vsvs.
    ancak bununla beraber aslında bu alışkanlıklardan ötürü göte kaçan özgüven de yavaş yavaş yerini bulmaya başlıyor.
    çünkü bu kolay dopaminlere bağımlılık düzeyinde her ulaşıldığında (en azından başlığı okumuş arkadaşlar için) bilinçaltında özgüvene eksi çentik atılıyor.
    giderek daha pısırık, korkak, kendi güveni sikilen birine evrilmene sebep oluyor ki bununla beraber travmalar da birleşirse iyice boktan bir yaşam formuna dönüşmek işten bile değil.
    benim için en zorlayıcı kısım dönüşümü gerçekten başlatabilme kısmıydı zira bulunduğu durumdan, bulunduğu durum içerisinde ki kendinden nefret etmediği sürece yeni bir dönüşüm başlatacak kadar güçlü olamıyor.
    gerçekten o beta halinin içine gömülmek üzereydim ve işin bence en korkunç tarafı bunu da kabullenmek üzere olduğunu bilmek, yani insana daha kolay olan daha tatlı gelebiliyor ve bile bile salabilecek noktaya kadar da gelebiliyor.

    işte tam durumlar bu şekildeyken, benim için umut bitmek üzereyken başlatabildim ancak dönüşümümü.
    bu noktadan bakınca ise yaşadığım şeylere yönelik bir kin, sinir veya geç kalmışlık hissetmiyorum. aksine şu anda bu noktada bu zihin yapısında olmam için demek ki bunları yaşamam gerekiyormuş.
    üstelik bu dıştan kaynaklı bir kabullenme, özgüven durumu olmadığı için dışardan gelen şeylerle sarsılması da mümkün değil.
    yani günün sonunda kendine emredip kendine itaat edebilecek durumda olmalı insan, ancak bu şekilde kendisinin efendisi olabiliyor.
    ve kendine itaat edip boyun eğdikçe aynı zamanda paradoksal olarak güçlü, sarsılmaz ve hayattan zevk alabildiği bir noktaya geliyor.

    şu an mutluyum ve huzurluyum, hayatı bir oyun olarak görüp yapabileceğim şeyler üzerine kendi potansiyelimin sınırlarını zorlayarak çalışıyorum ve yıllar yıllar sonra,
    yaşadığımı hissediyorum
    tümünü göster
  7. Ne kadar keyif alırsan o kadar iyi oynarsın oyunu.
    1 hayatın kendisini bir oyun olarak gör ve bulunduğun seviyeyi oynamaktan keyif al
    2 sikilmiş dopamin sistemini düzelt, gereksiz olan her şeyi tek seferde kes (Adım adım düzeltebileceğin bir şey değil bu, kesmen gereken her şeyi tekte kes ve acısını/cezasını çek)

    hayattan keyif alıyorsan kaybedecek hiçbir şeyin olmaz. Her yenilgi her sikilme senin için bir challange olur. Seni sikeni sen sikmeye uğraşırsın ve yeni şeyler öğrenirsin. iyi tarafından bakarsın ve harbiden yaşamaktan keyif alırsın. Sikilmiş olmazsın, sadece sana sunulan hayat nimetini değerlendirirsin. Geriye kalan tek şey de keyif almak olur
  8. Şimdi En geriye dönelim. ayda 30k kazanıyorsun. karı kız ciks yok, aile arkadaş saygı göstermiyor. Bu hayattan nasıl keyif alabilirsin? Aslında yeni indirdiğin bir oyuna başlamak gibi bir şey bu durum tam olarak. item yok gold yok. Gayet keyifli bir şey aslında hatta en keyiflisi diyebilirim çünkü oyuna yeni başlıyorsun. Neden keyif alamıyorsun? Çünkü dopamin sistemin yannanı yemiş durumda.

    Temel dopamin seviyesi (Base level dopamin) denen bir şey var agacım. Sayısallaştırayıp basitleştirerek anlatacağım daha iyi anlarsın. 2026'da teknoloji ile hiç tanışmamış birinin base seviyesine 20 diyelim. Temel dopamin seviyesinin üstündeki şeyler sana keyif verir, altındakiler ise sana acı verir. ve aradaki fark ne kadar fazla ise keyifin/acının şiddeti o kadar artar. Bu kişi 20 seviyedeyken 30 seviyesinde bir spor yaparsa keyif alır. 10 seviyesinde bir iş yaparsa acı hisseder (Mental acı/Direnç/sürtünme). işin sıkıntılı kısmı şurası. Aldığın dopamin seviyesi senin temel dopamin seviyeni de değiştiriyor. Yani bu kişi sürekli 30 seviyesinde spor yaparsa bir yerden sonra temel dopamin seviyesi 30 olacak ve bu spordan keyif almayacak. Şimdi bunu anladıysan işin içine teknolojiyi sokalım

    Bu arkadaş 20 seviyesindeyken; 100 dopamin seviyesindeki sosyal medya ile tanıştı ve kaydırmaya başladı. Hayvan gibi keyif alıyor bir ton yeni hayat görüyor zart zurt. 150 dopamin seviyesinde Oyun oynamaya başladı bi challange var eğlence var rekabet var gayet keyifli. 250 dopamin seviyesinde olan ferreyu keşfetti ananı sikim harika hayat; bi ton meme göt, tersten biniyor düzden biniyor, sarışını kızılı gothici oha dıbına koyim. Hayat belirli bir süre çok güzel. Ama bu kankimin dopamin temel seviyesi 120 130 bandına çıktı. 30 dopamin veren spor bu arkadaşa tabii ki keyif vermiyor, 10 seviyesinde olan iş bu arkadaşıma keyif vermiyor. Karşılaştığı zorluklar ve challangelar bu kankama keyifli gelmiyor. işin içinde dopamin/keyif yoksa bu sorunları akıcı bir şekilde çözemiyor ve daha çok spirale düşüyor. içine düştüğü bu kötü durumdan kaçmak için daha çok dopamin veren şeylere yöneliyor. Daha fetişli ferrelar, daha rekabetçi oyunlar, daha çok sosyal medyada kaydırmak.

    Senin neyden keyif alıp neyden almadığına temel dopamin seviyen karar verir ve temel dopamin seviyen değişkendir. Bu sebeple uyuşturucuya düşenler asla hayatını toparlayamaz. Uyuşturucunun verdiği dopaminin yanında ferre/oyun kıyaslanamaz bile. Grafiğin tamamıyla dışındadır. Temel dop seviyeni siker ve uyuşturucu dışında sana hiçbir şey keyif veremez. sana istediğin her şeyi verseler bile tek umrunda olan şey bir sonraki dozdur.

    Şimdi hangi dopamin seviyesinde olduğunu bilmiyorum ama yapman gereken şey sahte oyunları ve dopaminleri bırakıp gerçek oyunu oynamaya başlamak. Gerçek hayatı yaşamaya başlamak. Sana sahte keyifler getiren şeyleri hayatından tamamen çıkarıp gerçekten hayattan keyif almaya çalışman lazım. Biraz acılı ve uzun sürecek ama bugüne kadar yediğin bokların bedelini bir şekilde ödemen gerekiyor. O yaşadığın acıyı/direnci ödediğin bir bedel olarak gör. Gerçekten hayattan ve bulunduğun durumdan keyif almaya bak.
    tümünü göster
  9. Sonradan sikilir. Hayata bakış açısı yanlış olduğu için sikilir. Bazıları sağlıklı bir ailede doğar ve bu bakış açısını devralmak(yetiştirilmek) konusunda şanslıdır. Aile konusunda şanssız olanların ise hayata doğru bakış açısını kazanma konusunda önüne çıkan şansları değerlendirmesi ve doğru bakış açısına ulaşması (kendini yetiştirmesi) gerekir.

    Agacım kısa yazacaktım ama konu konuyu açtı ve biraz uzun yazdım. Yazdıklarımı dikkatlice okumanı istiyorum. Çünkü bu yazdıklarım senin için bir şans. Hayatına giren tüm inputlar senin için bir şans. Aslında bunlar bir lütuf. Bunları algılayacak bir akıla sahip olmayabilirdin. Ölmüş olabilirdin. Hala şanslı olduğun konusunu fark ettiysen bakış açısı ile başlayayım.

    Başarılı X ve başarısız Y'nin arasındaki fark keyif alıp almadığıdır. En sevdiğin oyunu düşün. Kaybetmene ve ezilmene rağmen oyun sana inanılmaz keyifli geliyor çünkü süreçten keyif alıyorsun. Okey kazanmak sana daha çok mutluluk veriyor ama kaybettiğin zamanda bile keyif alıyorsun. Keyif aldıkça daha iyi oynuyorsun ve kazanma hırsı seni yönlendiriyor. Kazanmak için gereken şeyleri yapıyorsun ve sıkılmıyorsun. Bunu neden gerçek hayatına uygulayamıyorsun peki?

    2 sebepten ötürü uygulayamıyorsun: bakış açın yanlış ve dopamin sistemin yannanı yemiş durumda. Hayatın tamamı da bir oyun ve neden bu oyunda daha iyi olmayasın ki?
    -Diyelim kız tavlayamıyorsun. Oyunda iyi olmadığın için tavlayamıyorsun. iyi oynayabilsen tavlayacaksın
    -Diyelim paran yok, oyunda iyi olmadığın için paran yok. Oyunu daha iyi oynayabilsen paran olacak
    -Diyelim ki saygın değilsin, yanlış hamleleri yaptığın için saygın değilsin. Doğru hamleleri yapsan sana saygı duyacaklar.
    Şimdi burada bir tuzak var: Mutluluğu hedeflere bağlama tuzağı. Örnek vererek anlatayım.

    varsayalım ki sen şu an ayda 50k para kazanıyorsun ve bu para sana yetmiyor, yeni tanıştığın 7/10 bir kızla işi cikse getiremiyorsun ve ailen/arkadaşların sana saygı duymuyor. Bir sonraki seviyeyi istiyorsun. Ayda 100+ kazanmak, 7/10 kızla düzenli bir ciks hayatına geçmek ve ailen tarafından saygı duymak istiyorsun. Diyelim ki sen buraya ulaştın. E yine mutlu olmayacaksın çünkü yeni "normal"'in bunlar olacak ve daha iyisini isteyeceksin. paran çok olduğu için giderin çok olacak 200k paraya ihtiyaç duyacaksın, 10/10 kız görünce aklın sikine inecek, ailenden saygı görüyorsan bu sefer aynı saygıyı arkadaşlarından veya herkesten duymak isteyeceksin. Buradaki ana mesaj şu. Mutluluğu hedeflere de bağlayamazsın.

    Mutluluğu sadece ve sadece yaşamaya bağlarsın. Bu hayat da bir oyun ve bu oyunu sen oynamaya devam ediyorsun. Bir sonraki seviyeyi istemekte hiçbir sıkıntı yok hatta bir sonraki seviye daha eğlenceli evet. ama bu, şu anki seviyenden keyif almana bir engel değil. Parasal açıdan örnek vereyim: 50k kazanıyorsun ve doğru hamleleri yaparsan 100k kazanacaksın, bir araba çekebilirsin altına ve araba sürmek hayvan gibi keyifli bir şey. 3 5 seviye daha ilerledin 10k dolar kazanmaya başladın ve birikim falan da yapmaya başladın. yatırım yapmayı öğrenmek hayvan gibi keyifli bir şey, her ay 1-2 hafta sonu istediğin yeri gezmeye başladın, yeni insanlar ve kültürler gördün, gezdiğin yerlerdeki kadınlarla flört etmeye başladın. Her seviyenin farklı bir challange'ı ve farklı bir keyifi var. Fark ettiysen aslında hayat gerçekten de oyunlar gibi. Her aşama sana farklı bir zorluk ve farklı bir ödül sunuyor. Hangi aşamada olursan ol.
    tümünü göster
  10. insan siqilmiş mi doğar yoksa sonra mı siqilir