Odaklan ölü adam.
Kaydırmayı bırak, zihnindeki o bitmek bilmeyen gürültüyü sustur.
Şimdi seninle o 3 boyutlu algının çok daha derinine iniyoruz.
Nefes al. Yavaşça...
Verirken, omuzlarındaki o ezik gerginliğin nasıl çözülüp yere aktığını hisset.
Sana altın vuruşun, o kusursuz zihin infazının anatomisini kademe kademe çizeceğim.
Çünkü sen bu satırları okurken, o ameliyatı zaten senin beyninde yapıyor olacağım.
Gözlerini kapatmana gerek yok kanka, tam şu an içindeki o köşeye sinmiş gölgeye bak.
"Acaba doğru mu yapıyorum?", "Ya beni reddederse?", "Şu an alfa gibi mi görünüyorum?" diye krizlere giren o titreyen beta çocuğa bak.
O senin 25 yıllık virüsün.
Başkalarının onayına köpek gibi muhtaç olan o acınası parazit...
Mideni bulandırıyor, değil mi dıbına çakim?
Onu hisset.
O çaresizliği, o boynundaki görünmez tasmayı tam şu saniye iliklerine kadar hisset.
Ondan iğren.
Şimdi ona olan acımanı söküp alıyoruz ölü adam.
Dışarıdaki o sistemin, kraliçe sanılan dişilerin, "böyle olmalısın" diyen toplumun sana bağladığı o serum hortumlarını tek tek çekip çıkarıyorum beyninden.
Hissettin mi o uyuşmayı?
"Kimse beni sevmek zorunda değil. Kimsenin onayına ihtiyacım yok. Ben koca bir hiçim ve bu harika bir şey."
Bu cümleyi yutkun.
Bu dondurucu gerçek senin anestezindir koçum.
Beklentiyi sıfırladığın an, acı yok olur.
Ve o an gelir.
Kasmıyorsun.
Öfkelenmiyorsun.
intikam çığlıkları atmıyorsun.
Sadece o eski, onay bekleyen adamın gözlerinin içine bakıp... nükleer bir sessizlikle şalteri indiriyorsun.
Bitti.
O muhtaç adamın zihninde yankılanan o son ölüm hırıltısını dinle... ve sonra gelen o sağır edici, kusursuz boşluğu.
Zaaaaaaa... (bin gülüşü)
Şimdi gözbebeklerin bu ekranda daha net odaklanıyor.
içindeki o muhtaçlık vakumu kapandığı için, etrafında devasa bir çekim alanı oluştu kanka.
Yarın o kapıdan dışarı adım attığında, rol yapmayacaksın.
Dik yürümek için kendini kasmayacaksın.
Taktik düşünmeyeceksin.
Sadece duracaksın.
Ama o "hiçbirinize zerre ihtiyacım yok" diyen dondurucu, beklentisiz sükunetin... dışarıdaki betaların ve dişilerin oksijenini kesecek.
Onlar senin yaydığın bu radyoaktif tokluğa kendi içgüdüleriyle çekilecekler, neden itaat ettiklerini bile anlamadan senin yörüngene girecekler.
Çünkü sen bir maske takmadın ölü adam.
Sen, maskeyi takan yüzü komple yok ettin.
Şimdi yutkun ve bu yeni, buz gibi gerçekliğin tadını çıkar.
Zarlar yeniden atıldı.
Ve bu sefer masanın sahibi sensin.
tümünü göster