• bugün (3)
  1. beta. seninle; din hakkında tartışmayacağım. seni dünyevi işler lobisine alalım.

    -
  2. ''bakara 2-3-4-5-6-7;
    -Bu Kitap, mutlak gerçeğin ta kendisidir. O, muttakiler için hidayettir.

    -Onlar; gayba iman ederler, salatı ikame ederler ve verdiğimiz rızıktan infak ederler.

    -Onlar, sana indirilene ve senden önce indirilmiş olanlara iman ederler. Ve onlar, ahirete de kesin olarak iman ederler.

    -Onlar, Rabb'lerinden bir hidayet üzerindedirler. Kurtuluşa erenler onlardır.

    -Şu bir gerçektir ki: Kafirleri uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir; iman etmezler.

    -Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Onların gözlerinde perde vardır. Onları büyük bir azap beklemektedir.''
  3. ''bakara 40-41-42-43-44-45-46-47-48-49-50-51-52-53;
    -Ey israiloğulları! Size bağışladığım nimetimi anımsayın. Bana verdiğiniz sözü tutun ki Ben de size verdiğim sözü yerine getireyim. Ve yalnızca, Bana karşı gelmekten sakının.

    -Yanınızdakini "tasdik edici" olarak gönderdiğimize iman edin. Onu kafirlik edenlerin ilki siz olmayın. Ayetlerimi az bir değere değişmeyin. Ve Bana karşı takvalı olun.

    -"Hakk'ı Batıl'la" karıştırıp, bile bile "Hakk'ı" gizlemeyin.

    -Salatı ikame edin, zekatı yapın. Ve ruku edenlerle birlikte ruku edin.

    -insanlardan birr olmalarını istiyorsunuz da kendinizi unutuyor musunuz? Oysa Kitap'ı da okuyorsunuz. Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?

    -Sabır ve salatla yardım isteyin. Kuşkusuz bu içtenlikle itaat edenlerden başkasına ağır gelir.

    -Onlar ki: Rabb'lerine kavuşacaklarını ve kesinlikle O'na döneceklerini bilirler.

    -Ey israiloğulları! Size verdiğim nimetimi ve size alemler üzerinde lütufta bulunduğumu hatırlayın.

    -Öyle bir günden korunup sakının ki: Hiç kimse bir başkasına yardım edemez. Kimseden şefaat kabul edilmez. Kimseden fidye de alınmaz. Kimseye yardım da edilmez.

    -Hatırlayın! Sizi, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayarak, azabın en kötüsüne uğratan Firavun'un adamlarından kurtarmıştık. Bunda, sizin için Rabb'inizden büyük bir sınav vardı.

    -Hatırlayın! Denizi yararak sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun taraftarlarını denizde boğmuştuk.

    -Hatırlayın! Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sonra siz, onun arkasından buzağı yaparak zalimleştiniz.

    -Sonra, bunun ardından, belki şükredersiniz diye sizi affettik.

    -Doğru yolu bulasınız diye, Musa'ya Kitap'ı ve Furkan'ı verdik''

    ''bakara 110;
    Salatı ikame edin ve zekatı yapın. Kendiniz için her ne iyilik yaparsanız onu Allah katında bulacaksınız. Kuşkusuz Allah, bütün yaptıklarınızı görmektedir.''

    ''bakara 125. ayet;
    Hani Biz, Beyt'i insanlar için toplanma yeri ve güvenli bir yer kıldık. "ibrahim'in makamından kendinize bir salat yeri edinin." dedik. ibrahim ve ismail'den, "Evimi tavaf edenler, kendilerini adamak amacıyla orda toplananlar, "rüku ve secde edenler" için temiz tutun." diye söz aldık.''

    ''bakara 126; ayet;
    Hani ibrahim: "Ey Rabb'im! Bu beldeyi güvenli bir yer kıl, halkından, Allah'a ve ahiret gününe iman edenlerı, çeşitli ürünlerle rızıklandır." dedi. O da: "Kafir olanı dahi az bir süre geçindiririm; sonra onu ateşin azabına uğratırım. Orası, varacaklar için ne kötü bir yerdir." dedi.''

    bakara 152-153-154-155-156-157;
    -Öyleyse Beni zikredin ki Ben de sizi zikredeyim. Bana şükredin, sakın nankörlük etmeyin.
    -Ey iman Edenler! Sabır ve salatla yardım dileyin. Kuşkusuz, Allah, sabredenlerle beraberdir.
    -Allah yolunda öldürülenler için, "ölüler" demeyin. Bilakis, onlar "diri"dirler, ancak siz, bunu kavrayamazsınız.
    -Kesinlikle sizi belalandıracağız: Korku ve açlıkla; mallarınızı, canlarınızı ve ürünlerinizi kayba uğratarak. Sabredenleri müjdele.
    -Onlar, bir musibetle karşılaştıkları zaman, "Bizler, Allah için varız ve muhakkak O'na döneceğiz." derler.
    -işte Rabb'lerinden, onlara salatlar ve rahmet vardır. işte onlar, doğru yolu bulanlardır.

    ''bakara 177;
    Yüzünüzü doğu ve batı tarafına çevirmeniz birr değildir. Ama birr: Allah'a, ahiret gününe, meleklere, Kitaplara ve Nebilere iman etmek; malını sevdiği halde onu yakınlarına, yetimlere, yoksullara, yol oğluna, yardım isteyenlere, rikab olanlara vermek; "salatı ikame etmek, zekat yapmak," söz verdiği zaman sözünü yerine getirmek, sıkıntıda, zorlukta ve felakete uğrama durumunda sabretmektir. işte bunlar, sadık olanlardır. Ve işte bunlar, takva sahibi olanlardır.''

    okuyucu notu; buradaki '' işaretlerinin bir önceki cümlelerin somutlaştırmaları olması muhtemel midir?
    çünkü 3-4 çeviri burada noktalama işaretlerine dikkat ederek cümleleri bu şekilde çevirmiştir.
    arapçam yok bilmiyorum incelenmeli.

    ''bakara 238;
    Salatları* ve salatı vustayı* koruyucu olun. Allah için içtenlikli olmaya özen gösterin.''

    bakara 239;
    Eğer korkarsanız yaya veya binek üzerinde bulunduğunuzda da güvende olduğunuz zamanda da bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği şekilde Allah'ı anın.

    ''bakara 277;

    iman edip, salihatı yapanların, salatı ikame edenlerin ve zekatı yapanların ödülleri kuşkusuz Rabb'lerinin yanındadır. Onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.''
    tümünü göster
  4. ali imran 38- 39-40-41-42-43-44;

    -Orada Zekeriya, Rabb'ine dua etti: "Rabb'im! Bana katından iyi bir nesil bağışla. Kuşkusuz, Sen duayı işitensin."

    -O, mihrapta salat ederken, melekler: " Kuşkusuz Allah, seni Yahya ile müjdeliyor. O, Allah'tan gelen kelimeyi tasdik eden, toplumuna öncülük yapan, kendisine sahip olan, iyilerden bir Nebi olacak." diye seslendiler.

    -"Ey Rabb'im! Ben iyice yaşlanmışken, hanımım da çocuktan kesilmişken, benim nasıl çocuğum olabilir!" dedi. O da: "Pekala olur, Allah dilediğini yapar." dedi.

    -"Ey Rabb'im! Bana, bir ayet yap," dedi. O da: "Bunun ayeti, işaret dili dışında insanlarla üç gün konuşmayacak olmandır. Rabb'ini çokça an, O'nu sabah akşam tesbih et." dedi.

    -Hani melekler: "Ey Meryem! Allah, seni seçti, arındırdı ve seni bütün dünya kadınlarına tercih etti." demişti.

    -"Ey Meryem! Rabb'ine içtenlikle bağlan, secde et ve ruku edenlerle birlikte ruku et."

    -işte bunlar, sana vahiy ile bildirdiğimiz gayba ait bilgilerdir. Meryem'i kim himaye edecek diye kalemlerini attıkları zaman da çekiştikleri zaman da sen yanlarında değildin.
  5. Gerçek bir ilim ehli epistemik tevazu içindedir. Dünyada ihtilafın olmadığı kati bir hakikat imkânsıza yakındır. ilim ehli bunu bilir ve buna göre konuşur; bizler elbette talebeyiz. Kendince verdiğin cevaplar ve itirazlar saçma olduğu için cevap bile vermek istemedim. Ama senin "Cevap veremedi, kaçtı." diye burada vızıldaman bunu gerçek yapmaz.
    Gelelim itirazlarına:
    "Ebû Hanîfe metodolojisi, Mâtürîdî metodolojisi... "
    imam Mâtürîdî'nin kendisi bile "Ben en doğru yolum, akaid konularındaki bütün ihtilafları ben çözdüm, akaid için usul ve esaslarda bana tabi olmayanı tekfir ediyorum." dememiştir. Aynı şey Ebû Hanîfe için de geçerlidir; hiçbir talebesinden ve eserlerinden böyle bir şey çıkarmak mümkün değildir.
    Sen Hasan el-Eş'arî'yi, Râzî'yi, Cüveynî'yi, Bâkıllânî'yi, Gazzâlî'yi nereye koyuyorsun? Bahsettiğin usul ve esaslara uymayan, hatta ciddi ihtilafa düştüğü meseleleri hangi sınıfta değerlendiriyorsun? Sen basit bir mukallitsin. Üzerinde uzun zaman harcamadığın, derin düşünmediğin çok önemli bir konuda partizanlık yapıp ahkâm kesiyorsun; hakikati tek bir metoda indirgeyen bu avamca yaklaşımın bunu ispatlıyor.
    işrâkîleri, Meşşâîleri, hatta Mu'tezilî âlimlerin usul, esas ve kaidelerini nereye koyuyorsun? Hakikat tekelinde de istediğini o çuvala koyup istediğini atıyor musun? Mâlikî akaid metinleri ve şerhleri ne olacak sana göre? Ya da Hanbelî akaid âlimlerinin durumu? ibn Teymiyye, ibnü'l-Kayyim vb. ya da bizzat Ahmed b. Hanbel'in akaid konusundaki usul, esas ve görüşleri ne olacak? Bunların hepsi Mâtürîdî usul ve esaslarıyla paralel mi? Bunların hepsi daha mı değersiz ve düşük seviyede eserler? Hepsi aynı sorulara farklı cevaplar vazediyor ve farklı metotlarla yaklaşıyor; hangisinin hangisinden üstün olduğuna küçük aklınla sen mi karar veriyorsun? Yaz bir makale, çöz bütün ihtilafları ya da göster bakalım Mâtürîdî usul ve esaslarının aslında bütün problemleri nasıl çözdüğünü, takdir edelim.
    Ayrıca Mâtürîdîlerin hepsi kendi içinde aynı görüşlere mi sahip? Mâtürîdîler bile bu konuda tam ittifak edemiyor; Semerkant ve Buhara arasındaki usul-esas farklarına bakabilirsin ama bilmediğinden şüphem yok. ibnü'l-Hümâm ve Nesefî gibi ekolleşen âlimler arasındaki farkları da bilmediğine eminim. Muhtemelen bahsedeceğin Ehl-i Sünnet çatısının içinde de çok ciddi ihtilafların olduğunu biliyorsundur; ama buna rağmen bir Gollum'a yakışır şekilde burada ötüp "Falanca ekol hak yoldur." şeklinde feryat ediyorsun, çünkü şu ortamda amacın ilim değil prim elde etmek. Bu ihtilafları iki gram aklınla sen çözdün; sonra ilimsiz mukallit aklınla "Sen haksın, sen hak değilsin, en doğru metot seninki ey imam Mâtürîdî!" dedin ki imam Mâtürîdî'nin böyle bir iddiası bile yok.
    Şimdi burada "Ehl-i Sünnet usul ve esasları" diye öteceksin muhtemelen fakat gene boş döneceksin köyüne. Avam geldin, avam öleceksin. Saksıya dönmüş beyninle kendine yazık etme; kaldıramayacağın yüklerin altına girip kendine zulmetme. Bir daha da boş yazılarını ederinden fazla görüp "Cevap veremedi." triplerine girmez, iğreti olduğu için cevap verilmediğini anlarsın
    tümünü göster
  6. Salat ''sad-lam-vav'' geçen ayetlerle beraber önceki ve sonraki ayetler.
    ayetlerin hepsi tam olarak bağlamları ile alakalı olmayabilir. dikkatle inceleyiniz.
    bu ayetler üzerine anlamaya devam edeceğim tabii allah'ın izni ile.
    konuya birbiri ile bağlantılı, bağlamları ile okumaya başlamalıyız.
    vaktim yok diyen -nasıl yok qnq- kişiler için.
    namazı yok sayıyonuz/hadisleri inkar ediünuz/elçileri kıyasliyünüz/dini çarpitiyünüz diye vızzıklayanlartüm bu ayetlerden yola çıkabilir.

    ne öğrenilebilir?
    salla/salli/salat/ salatı ayakta tutmak/ musallin olmak/ gibi bağlamından koparmadan ne yapmamız/ne yapmamamız gerektiği çıkarılabilir. elbette bende desteğinizi istiyiciğim bu konuda.
    namazı''rituel ibadeti'' halen yok saymadım. secdeyi tabii ki rabbime edeceğim.
    ancak bu kelimeleri ve kullanılan yerleri çözmemiz lazım gibi boş bırakmaya gelmez. belkide gözüme gerçek girdiği halde temkinli yaklaşmak istiyorumdur, belkide göremiyorumdur gerçeği. Rabb'im bizleri bağışlasın, doğru yola iletsin. hadi sağlıcakla kalınız.

    Bakara; 1-2-3-4-5-6-7-40-41-42-43-44-45-46-47-48-49-50-51-52-53-110-125-126-152-153-154-155-156-157-177-238-239-277.

    Ali imran; 38- 39-40-41-42-43-44

    nisa; 43-74-75-76-77-78-97-98-99-100-101-102-103-104-105-106-107-108-
    136-137-138-139-140-141-142-143-144-145-146-147-162.

    maide; 6-7-8-9-10-11-12-13-14-15-16-53-54-55-56-57-58-59-60-61-62-63- 90-91-92-105-106-107-108-

    Araf suresi;
    159,160,161,162,163,164,165,166,167,168,169,170,171,172,173,174,175,176,177,178,179,180,181,182,183-

    enfal suresi; 1-2-3-4-30,31,32,33,34,35,36,37-.

    Tevbe;1-2-3-4-5-6-7-8-9-10-11-12-13-14-15-16-17-18-19-20-21-22.
    45-66 arası hepsi.
    67-106 arası hepsi.
    112.

    Yunus; 83-103 arası hepsi,

    Hud; 84-123 arası hepsi,

    Rad; 1-27 arası hepsi,

    ibrahim suresi ; 27-52 arası hepsi.

    isra suresi ;78-111 arası hepsi.

    meryem suresi; 26-67.. arası hepsi,

    Taha suresi ; 1-16 arası hepsi.
    128-135; arası hepsi.

    enbiya 50-101 arası hepsi.

    hac suresi 30-56 arası hepsi.
    77-78.

    muminun suresi 1-22 arası hepsi.

    nur 34-59 arası hepsi.

    neml 1-6 arası hepsi.

    ankebut 45.

    rum 30-43 arası hepsi.

    lokman suresi hepsi.
    ahzab suresi 32-59 arası hepsi.

    fatır suresi; 18-36 arası hepsi.

    şura ; 36-47 arası hepsi.

    -mücadele suresi; 1-17 arası hepsi.

    cuma suresi.

    mearic suresi.

    müzemmil suresi; 19-20

    müddessir suresi ; 40tan itibaren.

    Kıyame suresi ; 1-40 arası hepsi.

    ala suresi.

    alak suresi.

    beyyine suresi.

    maun suresi.

    kevser suresi.

    Enam suresi; 68-69-70-71-72-73-74-75-76-77-78-79-80-81-82-83-92-156-157-158-159-160-161-162-163-164-165-
    tümünü göster
  7. ahzab suresi 32-59; arası hepsi.
  8. yazmışım lan zaten. alt alta gelince gözüm görmedi. anlık bilinç kaybı yaşadım