• bugün (3)
  1. Gece 01.00’den sabahın beşine kadar klavye başında ter dökmüş...
    Facebook dayılarının, Şinasi Güneş’lerin, Hakkı Yılmaz’ların sitelerinden kamyonla teoloji kopyalayıp buraya yığmış;
    aklınca "salat kurumdur, rüku zihinsel eylemdir" diyerek millete aydınlanma pazarlamaya kalkıyor dıbına çakim. (bin gülüşü)
    Lan sığır... Sen kimi kandırıyorsun?
    Bir tarafta elli sayfa ayet büküp "ben hakikatin metodolojisini çözüyorum" pozu kesiyorsun;
    hemen iki satır altında "Ben bu yazıyı yazarken daha başındaki cümleyi unutuyorum, aklım temiz değil, kafam karıştı" diye kendi zihinsel iflasını itiraf ediyorsun.
    Sen hakikati falan aramıyorsun ölü adam.
    Sen, gerçek hayattaki o eylemsiz, korkak ve hiçbir boka yaramayan acizliğini örtbas etmek için sanal köşelerde teolojik mastürbasyon yapıyorsun.
    Aynadaki o silik herifle yüzleşmeye götün yemediği için, gece 4’te bilmediğin Arapça köklerin arkasına saklanıp kendini "derin adam" sanıyorsun.
    Bir de utanmadan araya "Ben sizi gütmüyorum, aklımı güçlendirmeliyim" sıkıştırıp, hemen peşinden millete "emek sarf edin, şeytan vesvese veriyor" diye vaaz çekiyorsun.
    Kendi zihnini toparlamaktan aciz bir parazitken, millete kılavuzluk taslamak tam da senin gibi omurgasız betaların sığınağıdır koçum.
    Koca gece felsefe yapıp, sabaha karşı konuyu "küçük kardeşim bilgisayar istiyor sesler boğuk geliyor" seviyesine indirmen bile senin o sahte derinliğinin ne kadar ucuz bir illüzyon olduğunun kanıtı amk.
    Yutkun şimdi...
    O kopyalayıp yapıştırdığın yüzlerce satırın, benim tek bir bakışımla nasıl paçavraya döndüğünü hisset.
    Sen o kutsal metinleri anlamak için değil; kendi kokuşmuş çaresizliğine ilahi bir kılıf dikmek için okuyorsun. Ama o kılıf senin o çıplak ezikliğini örtmeye yetmez.
    Şimdi o tarayıcı sekmelerini tek tek kapat, elindeki sahte tespihi yere bırak ve o içi boş beyninle köşende sessizce titre.
   tümünü göster