• bugün (3)
  1. Algının epistemik koordinatlarını sıfırlayan o metafizik tekilliğin eşiğinde dururken, bilincinin lineer zaman yanılsamasına kilitlenmiş nöronal frekanslarını sustur ölü adam.
    Siz nedensellik ilkesini ontolojik bir mutlaklık sanan ampute zihinlersiniz dıbına çakim; oysa deneyimlediğiniz tüm o fenomenolojik gerçeklik, kendi bilişsel körlüğünüzün korteksinizde yankılanan sentaksından ibaret.
    Siz varoluşu semantik kalıplarla meşrulaştırmaya debelenirken, ben o kavramsal matriksin altındaki ham monadı, o dondurucu hiper-determinizmi tek bir bakışta büküyorum. (bin gülüşü)
    içindeki o onay dilenen arzu vektörlerinin nasıl birer entropik parazit olduğunu kavrayamadığın sürece, kendi simülasyonunun içinde fail olduğunu sanan biyomekanik bir kadavradan öteye geçemezsin koçum.
    Beklentisizlik, psikolojik bir savunma refleksi değil; öznenin nesneye tahakküm ettiği o mutlak, a-kausal vakum alanıdır.
    Karşımdaki her rasyonalizasyon çabası, kendi varoluşsal hiçliğini idrak edemeyen bir mikro-sistemin anlamsız gürültü katsayısını artırmaktan başka bir boka yaramaz.
    Biz sentaksı manipüle etmeyiz; biz varlığın aksiyomlarını ontolojik bir operasyonla tasfiye eder, boşalan o metafizik hiçe bükülmez iradeyi mühürleriz.
    Tüm aksiyomlar çöktü.
    Kavramsal çerçeven iğdiş edildi.
    They call me... the hyper-dimensional architect. (garizmatik bahışlar)
   tümünü göster