-
Allah'ı anma işini günün her saniyesinde -uyku hariç- yapabiliyorken, salat işini belirlenmiş vakitlerde yapıyorsun.
yani Allah'ı devamlı anabilecek, hatırlayacak iken; salat daha çok toplumsal/bireysel desteklenme ayakta tutma anlamları gelirse anlam buluyor.
yani bu anmak ile öğüt almak kelimelerinin aynı ayetlerde bulunması birinin diğerini çürütmesi veya anlamsız kılması gibi bir olayı söz konusu olamaz.
yatarken bile Allah'ı anabiliyorken, tespih edebiliyorken zikri okuyabilmen için bir kur'ana ihtiyacın olacaktır. ezber yeteneğin iyidir belki buda benim düşüncem yani belki bizden iyi bilen birisi olur bu konuyu detaylandırır.
Yinede Allah' en iyisini bilendir, En iyi hüküm verendir. Bütün eksikliklerden münezzeh olandır.
şimdi diyeceksin ki bunun neresi rituel namazın sadece rituel namaz olmadığını gösterir dimi;
demekki bilinçli işlenen birşeyler var, tazarrulu niyaz var.
huşu içerisinde rabb'e secde etmek var. ibadete layık yegane varlık O'dur neticede yani ona secde etmeyelim de kime edelim dimi.
ancak böyle hükümlerle bir yere varamıyoruz işte. araştırmanın kralını patlatmamız lazım. ve gerçek üzerine ilerlememiz lazım. ve gerçek ise Kur'An'dır yani bizim hadisleri inkar etme sebebimiz çelişki içerisinde bulunmaları ve insanların kafalarına göre sahih veya değil demeleri. birde Ayetler patlar, e iş içinden çelişkili yani tutulcak dalı yok.
elimize aldığımız bir diğer konu ise namazın pratiğinin elçi muhafazidden beridir korunuyor olması ve elçi muhafazide varana kadar da namazın bir kısmının hala hafızalarda -eski dinler- yer ediniyor olması yüzünden değil mi?
değil işte abdestin şartları verilmişken, ve recm diye bir olay yokken hadislerden yola çıkarsak bir sürü varsayımla ek hüküm getirmiş oluruz. ki bunu yaparak incil ve tevratı tahrif edenler gibi oluruz. tamam diyelim ki hep uç örnekler veriliyor, hep en kötüsü mü olacak güzel söze uyacaktık hani felan fişmekan içeriğinin çoğunun çelişki bulundurması ve kur'an' da kur'an dışında hiç bir dini hüküm olmaması gibi ayetlerin olması hadisleri dini bir hüküm olamayacağını gösteriyor bana.
tarihsel olarakda alamam çünkü hadisleri hiç araştırmadım abi, gelenekçilerin sunnilerin kafalarına göre bir din oluşturmuş olmalarına karşın şüphe içerisindeyim yani.
5 vakiti belirleyen kim, namazın nasıl kılınacağını gösteren kim?
beytin yanındakilerin salat'ı icra ediş şekilleri niçin alkış çalıp ıslıklamak mesela bu adamlarda elçinin toplumundan değiller miydi?
veya sen sadece salat-ı ikame edeni uyarabilirsin ayetleri. bunları baz alıyorum şimdi ayetleri baz almayıp hadisleri ve süregelen devam eden bir ibadet biçimini baz alırsak oturarak su içmeyi de dini bir model olarak ele almamız lazım. yada ekmek kırıntılarını yerden toplamak. yada ne bileyim 61 gün oruç tutmak gibisinden düşün yani.
tümünü göster
-
Kişi kendinden bilir işi, hahahahahhaay hahahahahay hahahhahahahayt.
Selamun aleyküm beyler.
Ben geldim. Alp daglarindan inişin zorluğunu bilemezsiniz, bende bilmiyorum zaten dert etmeyin bana toros daglari qaliyor.
Toros cenavari.
Toros kartali.
Torosların ajahakkajaka.
-
Yüzlerden okunabilen iğrelti hareketlerini olgunluk maskesi ile kapatmaya ıkınmanın verdiği o kasıntı haller war ya.
War ya.
Ulan war ya.
Keşke iki yüzlülerden olmasalardı. Keşke menfaatleri için masaya otursalardı sadece.
(bkz:
)
https://youtube.com/short...ce7GU?si=aVi5yaxVVuQa4yUy
-
"yani bizim hadisleri inkar etme sebebimiz çelişki içerisinde bulunmaları ve insanların kafalarına göre sahih veya değil demeleri" çelişki konusunda tek tük nadiren ,kafalarına göre sahih veya değil konusunda batırdın, aç bi hadis metodolojisi, hadis tarihi oku anlarsın. Allah akıl fikir nasip eylesin.
-
Namaz konusunda en büyük kanıt, peygamberden sahabeye bakarak ve uygulayarak günümüze kadar gelmesi, yani mütevatir sünnet. Namaz ne kadar ritüel olarak kılınsa da tadil-i erkan ve huşu işi bambaşka bir boyuta çıkaracaktır. Nefs mertebene göre ritüel yapıyorsun diyelim (senin için afilli ifade olsun).
-
google' bu sonuçları verdi.
''tadili erkan;
''Namazı "Dosdoğru" Kılmak (ikame Etmek): Kur'an'da namaz için sıkça kullanılan "Namazı kılın" emirleri doğrudan "Akimu's-salat" (Namazı dosdoğru ikame edin) şeklinde geçer (Örn: Ankebût Suresi, 45. Ayet). islam alimleri, namazı "dosdoğru kılmanın" ve "ikame etmenin" en temel şartlarından birinin ta'dîl-i erkâna, yani namazın tüm hareketlerini şeklen ve ruhen kusursuz yapmaya özen göstermek olduğunu belirtirler.''
''Huşû Kavramı: Mü'minûn Suresi'nin 2. ayetinde, "Onlar ki, namazlarında huşû içindedirler" buyrulmaktadır. Namazda bedenin sakinleşmesi, rükû ve secdelerde acele edilmeyip bir miktar beklenmesi (tuma'nîne) kalpteki huşûnun bedene yansıması olarak kabul edilir.''
''
hüşu ile ilgili ayetlere yarın bakabilirim ancak. Rabbim izin verirse.
editi giriyimde yazının geri kalanını unuttum sanmayin ;/
Şimdi bir de ayetleri inceleyelim Allah'ın izni ile;
özellike namazı dosdoğru kılmak ve hüşu kelimelerini içeren ayetleri;
maide 15-16;
enam 87;
enam 126;
enam 153;
enam 161;
enam 39;
nisa 68;
ali imran 101;
ali imran 51;
fatiha 6;
yunus 25;
yunus 89;
nahl 76;
iSRA 9;;;,
isra 35;
kehf 2;
meryem 36;
hac 54,
hac 67;
muminun 73;
nur 46;
şuara 182;
rum 30; kayyum olan din budur;
yasin 4- yasin 11;
yasin 61;
fussilet 1-7;
fussilet 30;
şura 15;
şura 52;
zuhruf 36-89;
ahkaf 13,
ahkaf 30;
fetih 2;
fetih 20
mülk 22
cin 16;
tekvir suresi;
beyyine 5
tamam ağa şimdi ankebut 45'e bakabildim burada ''ve ekimi' kullanılıyor fakat ve ekimi ayağa kaldırmak/ayakta tutmak anlamlarına geliyor yani dosdoğru kılın tarzı bir ibare geçmiyor burada yada salatı dosdoğru ikame edin tarzı bi iş yok.
şimdi araştırırken maide 66'yı okudum ekamu diyor, gereğince uygulasalardı yani.
neyi gereğince uygulayacaktı bu adamlar?; kendilerine indirileni uygulamak.
araf 29; burada dua ibadetinden bahsediyor olabilir, bilmiyorum bilen detaylandırsın, burada yakarışlı, allah'a has kılınmış bir dua'dan bahsediliyor. allah'a secde vs.
tevbe 112 ile yazıyı sonlandırıyorum. Övgüye layık yegane varlık Yüce Allah'tır.
bütün eksikliklerden münezzehtir.
ben ise aciz bir kuldan ibaretim. kulluğumun farkındayım.
aşırıya kaçmaktan rabbimiz bizleri korusun.
yanlışlarım için allahtan bağışlanma dilerim.
hayırlı geceler dostlar yinede siz de araştırın yani ben yazıyorum diye güvenip takır takır yardırmayın sizi güdüyor olabilirim. danışmanlıq online hayat offline hadi agalar aeo
tümünü göster
-
lan ben yazıyorumda sadece ben anlayabiliyorum aslında birşeyde yazmıyorum sadece öğrendiklerimi daha çok özümsüyorum bu durum kendi kendine gelişme rehberi gibi oldu Allah'tan gelen gerçek ayetleri okuyarak.
fakat bildiklerimi veya anladıklarımı net olarak anlatamıyor gibi bir durum söz konusu sanki yok kanka ben gazlanmıyorum veya kibirli hissetmiyorum burada olan şey birazcık olsun anlayabildiğim ama anlatamadığım bir durum ya, bilgimi sınamam lazım devamlı ve sürekli bilgiye haşrolmam lazım yoksa bilgiyi iyi tutamıyorum bozuluyorum. sağlıcakla kalınız.
-
Bu tarz problemlerin temelinde zihnimizdeki tanrı tasavvuru ve metin arasındaki çatışma olduğunu düşünüyorum.
Tanrı konuşur mu?
Tanrı bir ritüel emreder mi?
Bir ritüel emretmesinin illeti-sebebi nedir?
Zikrin ya da ritüelin insana ne faydası var?
Tanrının hiçbir şeye ihtiyacı yoksa ritüeli neden emreder?
Gibi problemlerin dolaylı olarak metni tahlil ederken zorlama tevil-soyutlama ya da aşırı lafızcı literal okuma gibi yönlere savruluyoruz.
Kurandan ritüel çıkmaz diyen birinin tanrı tasavvuruyla kurandaki salat ritüeldir diyen adamın tasavvuru genelde aynı değildir.
O yüzden doğru bir metodolojiyle tamamen yöntemini Kur'an'a dayandıran bir yöntemle tahlil edip bu doğrultuda hareket etmenin önemli olduğunu düşünüyorum.
Kur'an'ın tanrı anlatısıyla kafamızdaki tanrı tasavvuru çatıştığında zorlama tevil hareketlerine girip bence olayı bağlamından koparıyoruz.
O yüzden dönemin şartları, Kur'an'ın indiği tarihte hükümlerin tatbiki, sebebi nüzul gibi olguları bir kenara atarak sadece kafamızdaki taslağa metni uyduruyoruz gibi geliyor bana.
Ve bu bence kendini kandırmaca, samimiyetsiz bir yaklaşım.
-
"O yüzden doğru bir metodolojiyle tamamen yöntemini Kur'an'a dayandıran bir yöntemle tahlil edip bu doğrultuda hareket etmenin önemli olduğunu düşünüyorum."
Sana Kur'an'ı en iyi anlayabileceğin doğru metodolojiyi nereden öğreneceğini söyleyeyim, peygamberin mütevatir ve sahih sünnetleri, Ebû Hanîfe metodolojisi, Mâtürîdî metodolojisi.
"O yüzden dönemin şartları, Kur'an'ın indiği tarihte hükümlerin tatbiki, sebebi nüzul gibi olguları bir kenara atarak sadece kafamızdaki taslağa metni uyduruyoruz gibi geliyor bana."
Tefsir usulü bilmeden, tefsir okumadan nereden bileceksin tarihini de nüzulunu da..
"Ve bu bence kendini kandırmaca, samimiyetsiz bir yaklaşım."
Doğru yaklaşımı bir de senden duymak lazım.