-
''Maun suresi de bir salat eleştirisidir. Bu surede eleştirilen salatı tersinden okursak olumlanan salatı görürüz:
?107:1: Din hakkında yalana sarılana¹ dikkat ettin mi?
1-"K-z-b" kelimesi kumaşı orjinal renginden farklı bir renge boyayıp orjinal renginden farklı göstermek demektir. Yani dini yok saymak değil, din hakkında yalan yanlış şeylere yönelmek, yalan yanlış şeyleri din edinmektir. Şirk dinlerinin yaptığı da aslında budur. Dini kabul eder, dinlerini Allah'a nispet ederler. Fakat dinlerinin Allah'ın diniyle ilgisi yoktur. Yahudilerin, Hristiyanların, Sabiilerin, Zerdüştlerin, Sünni ve Şiilerin yaptıkları da budur.
Surenin içeriğiyle ilgili olması münasebetiyle bir örnek vermek gerekirse; Allah salatı emretmektedir. Geleneksel inanç Allah'ın bu emrini kabul etmekle birlikte, salatı farklı bir renge boyamış, içeriğini değiştirmiş, "Cehalet ve yoksullukla mücadele" olan salatı bir ritüele dönüştürmüştür. işte din hakkında yalana sarılmak budur.
'' şinasi güneş.
-
taha 14, Tanrının öğüdü için salati ikame etmek.
-
''SALAT, ALLAH'A DEĞiL, ALLAH iÇiN YAPILIR:
Kur'an'da Allah için salat etmek vardır. Allah'a salat etmek diye bir şey yoktur. Zira, Allah'a salat edilmez, Allah bizlere salat etmektedir: 2:157, 33:43-56. Dolayısıyla, salat bir dua eylemi değildir. Dua Allah'a yapılırken 7:55, Allah'a salat etmek diye bir şey yoktur.''
tırnak içinde alıntıladıklarım şinasi güneş' amcanın yazdıkları.
allah'a salat etmek yok, allah için salat etmek var; bknz ayetler.
-
''?17:110: De ki! "ister Allah'a davet edin, ister Rahman'a davet edin. Hangisine davet ederseniz davet edin, en iyi isimler O'nundur. Eğitim öğretim ve sosyal dayanışma faaliyetlerini çok açıktan yapma, onu gizli de yapma. Bunun arasında bir yol ara.¹
¹-Eğitim öğretim ve sosyal dayanışma faaliyetlerini ne çok açıktan, insanları rahatsız edecek şekilde yap, ne de korku, tembellik vs. gibi nedenlerden dolayı pasif kalarak gizli yap. ikisinin arasında bir denge kur.
?17:111: De ki! ''Her işini kusursuz yapmak; evlat edinmeyen1 ve mülkte ortağı olmayan ve zilletten dolayı bir yakını, yol göstericisi, müttefiki olmayan Allah'a aittir. O'nu tam bir büyüklemeyle büyükle.
Ayetlerde duadan değil davetten bahsedilmektedir. Zira, ayette ses kelimesi geçmemektedir. Ayrıca, Kur'an'da dua Rabbe özgülenir. 111. ayet, 110. ayetin devamıdır ve 111. ayette, elçinin bu davette neler demesi gerektiği belirtilmektedir.''
-
taha 132 ve alak suresi.
-
-
''Ne anlıyoruz buradan? Kur'an salatı, "Vahye sırtını dönüp uzaklaşmanın tam zıddı / tevella 70:17, 96:13" olarak tanımlıyor. Öyleyse salat: Vahye yönelmek, vahiyle bağ kurmak, vahiyle etkileşim halinde olmak, vahiyden destek almak, misyonuna destek olmaktır. Musallin de, vahyi takip edip, vahiyden destek alıp onun doğrultusunda hareket edendir.
''
-
-
ama şuan için ana konudan sapmamalıyım, sapa sapa sapıtıp gidecem yoksa, karıştı da karıştı
-
ben en iyisi yazıları buraya atmayayım diyecemde, bakın işte ya, belki siz daha iyi şeyler bulacaksınız ve birlikte faydalanacağız? çok muhim olay abi, hayat söz konusu şöyle bi düşüncem var tabi fıtrat olayı da araştırılmalı sanırım caner taslaman'ın fıtratla alakalı bir kitabı vardı ya.