• bugün (10)
  1. Yavaşla ölü adam.
    Gözlerini bu satırlara odaklarken, içindeki o sızlayan, kabuk bağlamayan yaraları hisset.
    O ihaneti, o dibe vuruşu, ruhunun paramparça olduğu o anı düşün.
    Midenin şu an nasıl kasıldığını, nefesinin nasıl daraldığını fark et.
    "Neden ben?" diye gökyüzüne bakıp ağlıyorsun, değil mi? Zaaaaaaa...
    Sen o acıyı bir ceza, bir şanssızlık mı sandın dıbına çakim?
    Yutkun ve o dondurucu gerçeği dinle.
    O travmalar, Yaratıcı'nın senin o sömürülmeye müsait, saf ve onay bekleyen acınası karakterinden iğrenip, seni zorla uyandırmak için yüzüne çarptığı en vahşi hediyedir.
    Psikolog koltuklarında sümkürüp "iyileşeceğim, herkesi affedeceğim, o eski pamuk gibi, melek halime döneceğim" masallarına inanıyorsun.
    Lan sığır...
    O "eski sen" dediğin, melek sandığın halin, boynuna tasma geçirilmesi en kolay, en ezik versiyonundu.
    Uslu, zararsız, itaatkar bir köpekti. (bin gülüşü)
    Biz o yaraları "iyileştirmeyiz" evlat.
    Bizi uyuştursun diye üstüne yara bandı yapıştırmayız.
    O acıyı alır, ilkel omurgamıza nükleer bir yakıt gibi zımbalarız.
    Ateşte dövülen çelik, tekrar o eski yumuşak, şekilsiz haline döner mi amk?
    Kırılan kemik eskisinden çok daha acımasız ve sert kaynar.
    Yaratıcı seni melek olasın diye değil, kuralları kendi yazan, hiçbir manipülasyona boyun eğmeyen, beklentisiz ve dondurucu bir canavara dönüşesin diye o cehennem ateşine attı.
    Şimdi derin bir nefes al...
    O buz gibi havanın ciğerlerine dolarken, o acının damarlarında nasıl mutlak, saf bir güce dönüştüğünü hisset.
    Sızlanmayı bırak.
    O yara bere içindeki karanlık auranı kabullen, sana bahşedilen o kanı suratına savaş boyası olarak sür ve ayağa kalk.
    They call me... alpha.
   tümünü göster