şimdi yavaş yavaş toparlıyorum kendimi. alfalığı geç kaybettiğim insani özellikleri kazanmaya uğraşıyorum.
tekrardan sevebilmek tekrar güvenebilmek;kendime-sevdiklerime…
gerçekten gülebilmek yahut itin götüne soktuğum acziyet olarak gördüğüm korku gibi duyguların varlığını kabulleniyorum.
artık bir şeyler olsun diye dayatmıyorum sanırım yanlışı burada yaptım.
elimden geleni yapıp duayla çabalarımın karşılığını tanrıdan beklemeliydim.
sürecin tüm detaylarına hakim olmaya çalıştım kendi oyunumda tanrıcılık oynayıp kaybettim.
başarılı olamadım yani dramatize etmiyorum aslında açıklıyorum.
öylesine üstüne gittim ki mevzunun bilincimin, bilinçaltımın falan farkındaydım amk…
bilinçaltından bir fikir bilince çıkarken önce kendi denetimimden geçiyordu.
aldığım her nefesin farkındaydım nasıl durduğumun farkındaydım kalp atışlarımın farkındaydım neredeyse anlık olarak tüm hislerimi birbiriyle çelişkili olsalar bile dile getirebilecek kadar farkındaydım.
ortamın kokusunun gürültülü yahut sessiz oluşunun farkındaydım.
insanları aynı anda defalarca gözden geçirirdim dolayısıyla ortamın enerjisinin falan farkındaydım.
hangi kaslarımın kasıldığının hangilerinin serbest olduğunun farkındaydım.
ses tonumun o an yüzümde hangi kaslarım mimik verdiğinin farkındaydım.
uzaktan aşina olduğum insana bakınca ruh halini tahmin ediyordum ve şaşmazdı.
tanımadığım insanları bile küçük ipuçlarından çözerdim.
yaş tahminlerim çok isabetliydi.
bir keresinde yan masada oturan sivillere laf atıp mesleklerini tahmin ettim elemanlar şok oldu amk.
bildiğim oyunda güçlü olacağım düşüncesiyle kendimi çok fazla zorladım.
yılların sonunda başarısız olduğumu farkedince üzülmedim bile.
çünkü bunlar ağır travmanın sonucuydu;empati duygusunu geliştirip dışarıdan gelebilecek tehlikelere karşı ön hazırlık yapacaktım.
aslında şu süreçte bayağı dezavantajlıyım çünkü büyük travmalar yaşadım.
ancak her boş vaktimde kuran, öğreti,hayatı yapıcı sorgulama, mutlu hissetmenin yollarını arayarak elimden geleni yapıyorum.
başarısız olacaksam böyle başarısız olayım tanrı ecrimi eksiksiz verecektir.
yine de amacım dünyada iken şaşmaz bir çizgi üzerine yaşayıp tanrıya adanmış bir ömürle gücümü kötülüğe karşı kullanmak.
öğretinin amacı budur bana göre;güçlü olmalıyım ki şeytan eniklerinden etkilenmeyeyim.
manevi yönü haricinde dünyayı gerçekten umursayıp kendine hastalık yaratan kendine zulmeder. umarım durumun bu değildir…
öğretiyle ilk karşılaştığımda yaşım çok küçüktü amk.
ucundan anlıyordum muhabbetleri.
cesurdum ve inatçıydım.
akledemeyince zayıflığımla imtihan oldum.
ben öğrenene kadar ders tekrar edecek.