• bugün (2)
  1. @19 insanın elinde tuttuğu kadim bilgi ve acıyı anlamasının tek yolu yaşamaktır; ilkel yönlerine olan ilgi ve sadakati de bizzat hayatın kendisi ortaya çıkarır.

    Yani ister istemez hepimiz benzer şeyleri yaşıyor, benzer ortamlarda bulunuyoruz. Bu yüzden burada kast edilen şeyin genel geçer bir yaşamdan ya da hayatın bir kişiye kıyak geçmesinden ziyade, kişinin bireysel ve benzersiz deneyimi olduğunu düşünüyorum.

    Şöyle ki; aynı ya da benzer olayları yaşayan iki kişiden biri hakikati görebilirken, diğeri tamamen dağılıp anlamlandıramayabilir.

    işin aslı, hayat herkese adil ve düz davranır. Sonuçlar ise kişinin karakterinde ve zihninde şekillenir.

    Tabii, yönlendirmelere ihtiyaç duymadan doğrudan hayatın kendisinden öğrenebilen bir insan olmayı isterdim. Bunun da kendine has zorlukları olacağını biliyorum.

    Eğitimin çıraklara göre şekillenmesi meselesini ben biraz askeriye düzenine benzetiyorum. Ayrıca, adını hatırlamadığım bir deney vardı; kalabalık gruplarda ortamın genel zeka seviyesi, en düşük seviyeye doğru çekilir.

    Bunlar elbette sözgelimi örnekler. Çünkü kardeşlik gibi gruplarda ya da geçmişteki kadim tarikatlarda muhatap alınabilmek için bile belli bir eşiğin üzerinde olmak gerekir. Her ne kadar bu durum, temel sorunu tamamen ortadan kaldırmasa da.

    Sonuç olarak, tam olarak nasıl bağlayacağımı bilmediğim bir yazı oldu. Daha çok sesli düşünmek gibi. ister istemez okuduklarımla kendimi de kıyaslıyorum. Zamanla bazı şeylerin daha netleşmesi muhtemel.

    Teşekkür ederim, açıkladığın için.
   tümünü göster