-
Ben de iyilik yapıyorum ayağına kendimi kandırıyordum haklısın. iyi biri olmadan insanlardan bir de iyilik bekliyorum...
-
Beynin neokorteks tabakası, limbik sistemin (ilkel beynin) aldığı dürtüsel kararlara geriye dönük mantıklı hikâyeler uyduran bir halkla ilişkiler departmanı gibi çalışır. Birini ezerken "adaleti sağladığını", haset duyarken "haksızlığa karşı çıktığını", tahakküm kurarken "koruduğunu" iddia eder.
-
Birey; içindeki haset, güç arzusu, acizlik ve hayvansı dürtülerle doğrudan yüzleşemez. Yüzleştiği an benlik bütünlüğü parçalanma tehlikesi yaşar. Bu yüzden bilinçdışı; bastırma, yansıtma ve tepki oluşturma gibi mekanizmalarla gerçekliği bükerek kişiye yapay bir "tutarlılık" ve "iyilik" hissi satar. Zayıflık tam buradadır: insan kendi zihninin mahkûmudur ama kendini gardiyan zanneder.
-
iyi niyetle kötüyü ayırt edebilir misin?
Hak edene hak ettiğini verebilir misin?
Adaleti sağlamak kolay bir şey olsa konuşacak cesareti bulamazdın burda
-
Beta vızzığı fazlası değil
-
Biz hep uykuzuz yighen.
insanlar seni dibe çekmek uğruna kendilerini uçurumdan aşağıya attıklarında anlıyorsun insanlığın içine bulaşmış olan kahbeliği.
En korkutucusu da senin iyi niyetinle bir şey göremeyip seni alttan alta sömürebilme ihtimalleri bu kan sıçan farelerin.
Böyle bir insanlığa, içinde iyi niyet kalmamış nankörlükten kafayı yemişlere karşı iyi niyetli mi olacağım bir de bundan sonra?
Karşıma çıksa anasını beller geldiği deliğe geri tıkarım böyleleri artık.
Çökmüş bir insanlığa karşı iyi niyetli olmamı beklememelisiniz.
-
normalde bu tarz düşünceler gece baskın olurdu, hayırdır noldu ?
-
Ne yaparsam yapayım bana tekmeyi koyup yoluma döndürüyor gibi. Benim için hazırladığı acılardan, kimine göre acı bile sayılmaz, zorluklardan kurtulmama izin vermiyor. Ucunda daha iyi bir ben olmak varsa benim de kaçmaya niyetim yok zaten.
Yaşadığım sürece umut da var bunu da biliyorum.
Şu an umutsuz şekilde yaşıyor olsam da.
Gelecek ne gösterir bunu bilemem tabi ki, ama tek bir an tek bir ihtimal tüm hayatımı baştan sona değiştirebilir.
Bense dayanıp yaşayıp gidiyorum artık, önümde ben istesem de engelleyemeyeceğim şeyler ve istemesem de karşılaşacağım şeyler olduğunu bilerek.
Bunlardan kaçış yok çünkü.
Bu hayatın sınırlarını zorlamayı sevdiği tek kişi ben de değilim onu da biliyorum.
Her şey çok daha kötü olabilirdi diyerek kendini avutman bir şeyi değiştirmez.
Acı çekiyorsun ve sürekli bir acının içindesin, olacak olan bu.
Anlık rahatlamalar uzun vadeli çekeceklerini yine değiştirmeyecek.
En iyisi durumu kabullen ve yaşamaya devam et, ta ki edemeyeceğin an gelene kadar.