bak yarram...
anaynı korumak için böyle manevi olaylara girmene gerek yok.
öncelikle eğer anayn ile bir münasebet yaşayacak olsak zaten çoktan bir çok şeyi yıkmamız ve içinde din dediğin kadim ve mutlak birlikten kovulmuş olmamız gerekir.
önüne geçemeyeceğin şeyler vardır hayatta değil mi ?
hatırla onları... ama öncelikle fazlalıkları temizleyelim.
sen çıkabilirsin yarram.
güldüm.
keyifli kısmı tam şuan başlıyor.
nedir bu keyif ?
güldüm...
ben sana çıkabilirsin diyorum ve sen okumaya yani doğal olarak öğrenmeye devam ediyorsun hem de seni çoktan uçurduğumu bilerek.
önüne geçemeyeceğin şeyler vardır...
bir dişiye aşık olmak, sevginin birliğine ve vazgeçilmezliğine şahit olmak...
mecnun ile yoldaşlık etmek gibi önüne geçemeyeceğin şeyler vardır.
senin ve emsallerin hayatı hatasız ve yanlış yapmadan yaşamak için deliler gibi eğitim-öğretim altında debeleniyor.
fakat kader nedense seni değil, tam da bu hikayelerden birini seçiyor.
komik değil mi ?
bak yarram hayat insanın kumdan kaleler yapıp dalgalarla her yıktığında robot gibi tekrar denediği bir işlem değildir.
insan olarak bazen kaçıp gitmek istemek...
dalgaya kırgın ve öfkeli olmak...
bazen sadece keyfini çıkarmak ve kale yapmayı bile amelelik olarak görmek ve daha fazlası...
rüzgara karşı korunaklı bir yer aramak kısaca tüm bunlar seni, sen yapan şeylerdir. fakat eninde sonunda tekrar oraya gelirsin...
bu sefer aynı malzemeyle aynı kaleyi yapsan bile dalgalar artık ulaşamazlar...
çünkü sen, yauw senin anayun amuna goyum hala burda mısın yarram ?
güldüm.