kader ne yaparsan yap kaçamadığın, siqilmis zihinleriyle hangi yolu seçerlerse seçsin seni asla alıkoyamayacakları güzel bir olaydır.
bu sistem, yaşadığın her şeyi bir alfanın yapacağı gibi "geçmişi değiştirip, geleceği sağlamlaştıran" kuralı gösterir.
kendi üzerinde deneyip, geçmişteki zayıflıklarını yok etmekten, "tekrar et" veya "hayal et" ile yaşayacağın bir olay olmayıp, doğal bir yaşantının hediyesidir.
bu noktadan sonra bunun teknik, taktik kısımlarıyla ilgilenmekte fena değildir.
öğreti veya kadim yollar adı her neyse: tüm bu teknik ve taktiklerin bilinmemesine rağmen işlendiği yoldur.
bir alfanın sıkışmış his etmeyeceğini düşünüyorsan, arafta kalanların sadece basit bir acıyla hayatına devam ettiğine inanabilirsin. önemsiz...
sistem olayları sadece izleyendir, fakat aynı sistem olayların nasıl gelişeceğini ve hangi isteklerle sarsılıp arayacağını bildiği için olayın hep içindedir.
bana göre zaman, sistem dışında doğa olayları gibi işler.
böylece sen zamanın içinde zamansızlığı öğrenirsin.
yani bir denizin dalgalı hemde durgun olabilmesi bizim doğamızdır. bu da gereklidir.
şimdiyi, geleceği ve geçmişi bir bütün olarak yaşamakta bir bedenli için imkansız olmaz.
bir dişi sende bu üçünü aynı an da görür ve bu kısım her eş ve sevgilinin yapabileceği bir durum değildir güzel karşim.
tanımsızlık, olayın özüdür. öz, ifadeye yada kelimeye ihtiyaç duymaz.
tanımları herkes kullanır. bir bütün olmadıkça değeri olmaz.